Nem Rutubet Su Yalıtımı

NEM RUTUBET SU YALITIMI

Yağış suları toprak ile temas edince yer çekimi etkisiyle sızma suyu olarak alt bölgeye hareket eder. Az gerilimli bir tabaka ile karşılaşınca hızı azalarak birikir ve yer altı sularını oluşturur. Sızma suları toprak içindeki kılcal boşluklardan yer çekimine ters doğrultuda, atmosfer basıncı ile dengeleninceye kadar hareket ederek kapiler suyu oluşturur ve bu su gözenekli yapı elemanlarına kılcallık yolu ile etki eder. Hava kılcallığının yükselmesi atmosferde daha çok su buharı bakımından doygunluğa ulaşmasına ve taşıdığı su buharının su damlası şeklinde malzeme üzerinde yoğuşmasına bir başka ifade ile neme neden olur Bu nedenledir ki, yapıların toprağa oturan ve tüm ağırlığını taşıyan bölümleri, su ve nemin yaratacağı korozyona karşı en iyi korunması gereken bölümlerdir. Genellikle temelde su-nem yalıtımı yapılması kararı, bodrum ve zemin katta yer alan mekanın kullanım amacına göre verilir. Örneğin, bu alanlar sığınak olarak kullanılacak ise su yalıtımı yaptırmak “gereksiz”, konut olarak kullanımı durumunda ise “gerekli” tarzındaki yaklaşım son derece yaygındır. Oysa, bodrum ve zemin kat alanı hiçbir şekilde kullanılmasa da, yapının tüm zati yükünü taşıyan, deprem ve zemin oturmaları esnasında en fazla gerilime maruz kalan betonarme taşıyıcı elemanlar bu bölümde yer almaktadır. Betonarme taşıyıcının içinde yer alan donatılar, suyun yıpratıcı etkisine maruz kaldıklarında paslanarak çürümeye başlar ve taşıyıcılık özelliğini sürekli kaybederek yıpranırlar. Sonraki aşamalarda beton suya karşı korunmaya başlansa bile, bu çürüme süreci durdurulamaz.

Özellikle bodrum katların daha konforlu yapılabilmesi, üretilen yapının da daha dayanıklı ve uzun ömürlü olması bakımından yalıtım neme, yüzeysel ve yağmur sularına karşı yapılacaksa; binayı çevreleyen ve toprak altında kalacak olan temel perdelerine tamamen geçirimsiz bir malzeme, örneğin bitümlü yalıtım örtüleri ile suyun veya rutubetin geldiği dış taraftan düzgün ahşap mala perdahlı perde yüzeyine yapıştırılarak uygulanır.

Suyun “basınçlı”, “basınçsız” ve “kapiler” diye tanımlanan üç değişik etkisi için, prensipte birbirinden farklı üç yalıtım türü söz konusu olabilmektedir. Bunlar; su basıncına dayanıklı yalıtım, satıh ve sızıntı sularına karşı yalıtım ve toprak nemine karşı yalıtımdır.

Niteliksiz veya yalıtımsız temel ve bodrum duvarlarında şu kusurlar oluşur;

  • Su sızıntısının olduğu hallerde beton içindeki suların donması sonucu genleşmesiyle beton bütünlüğü bozulur ve çatlaklar oluşur,
  • Atmosfer etkisi altında kalan demir yüzeyinde oluşan demiroksit veya veya demirhidroksit tabakasının bünyeden ayrılması, kütlede ağırlık kaybına neden olur
  • Özenle seçilmiş ve döşenmiş seramiklerin oynaması, derz aralarının çatlaması ve dökülmesi ile karşılaşılır.
  • Aldığı nemden dolayı sıvaların, boyaların ve duvar kağıtlarının kabarmasına neden olur

Basınçlı suya karşı bohçalama temel yalıtımları, içten veya dıştan yalıtım olarak adlandırılan iki ayrı sistemde uygulanır.

Bohçalama ile yalıtım; Bina temel ve bodrum perdelerini yeraltı suyunun zararlı etkilerine ve yeraltı suyu olmayan zeminlerdeki sülfat vb. etkilere karşı korumak üzere; bohçalama su yalıtımı yapılır. Bu uygulamalar bitümlü ve sentetik su yalıtım örtüleri ile gerçekleştirilir. Bodrum katlı veya bodrum katsız olarak yapılan tüm binalar için "temeller" yapı güvenliğinin en önemli parçasıdır. Temeller tüm binanın yükünü taşıyarak, zemine iletirler. Bu nedenle temeller, bina kabuğunun en önemli bileşenidir denilebilir.

Toprak altında kullanılacak su izolasyonu:

  • Tuz, asit ve alkali gibi kimyasallara dayanıklı olmalı,
  • Donma çözülme döngüsüne dayanıklı olmalı,
  • Farklı oturmalardan etkilenmemen,
  • Dolgu işlemi sırasında zarar görmemeli,
  • Dolgu işlemine kadar bozulmadan açıkta kalabilmelidir.

Bina yapım sürecinde, diğer tüm yapı bileşenlerinde olduğu gibi; ama daha fazlası ile; temel tasarım ve uygulamasına özen gösterilerek güvenli temeller yapılabilir. Bohçalama su izolasyonu uygulamaları için TS 11758 /I göre üretilmiş polimer bitümlü örtüler, sentetik örtüler kullanılmaktadır.

İçten ve Dıştan Yalıtım; Su yalıtımı, temel ve perde duvarlarının dış yüzeylerine; içten uygulanan ve dıştan uygulanan diye ikiye ayrılır. İçten yalıtım uygulaması, bitişik nizamlarda veya temel perdeleri arasında insan çalışmasına yeterli şev açıklığının bulunmadığı hallerde veya aynı şartlar altında mevcut binada daha önce yapılmamış bir binada tercih edilir. Bu sistemde ana prensip, bir dış çanak iç yüzüne yatayda ve düşeyde bir defada yalıtım yapılması ve binanın bu havuz içine oturması şeklindedir. Dış çanağın muhtemel taşmalarla uyum sağlayabilmesi için betonarme hazırlanması tavsiye edilir. Özetle, yapılmış-tamamlanmış bir yapının iç yüzeyine uygulanan bir yalıtım şeklidir

Yatay veya az eğimli yüzeylerin rutubete karşı yalıtımında; yüzeylerin yalıtımı için polimerik bitümlü örtüler, su geçirimsiz şap veya beton gibi çimento bağlayıcılı malzemeler kullanılabilir. Bu malzemelerin uygulanmasında duvardaki yalıtımla, burada uygulanan yalıtımın “rutubet köprüsü” meydana getirmeyecek biçimde birbirine bağlanmasını sağlanmalıdır. Ancak, uygulama tamamlanır tamamlanmaz, yalıtım, tuğla duvar veya XPS yani ısı yalıtım levhaları ile korunmalıdır.

Su-nem yalıtımı, temel tabanından toprak seviyesinin en az 30 cm üzerine kadar devam ettirilmelidir. Uygulamada genelde iki değişik yöntem tercih edilir. Bunlardan birincisi, sürme tipi yalıtım malzemeleri ile uygulamadır. Buna basit uygulama da denilebilir. Bunlar, soğuk ya da sıcak da uygulanabilirler. Soğuk uygulamalı sürme tipi malzemeler üç defada uygulanırlar. Sıcak uygulamalı sürme tipi malzemeler ise, iki defada uygulanırlar. Bunlar yüzey üzerinde daha kalın bir film tabakası meydana getirdikleri için kalite açısından daha üstündürler.

İkincisi ise, sıvama tipi malzemeler ile uygulamadır. Bu uygulama duvar yalıtımında başarı ile kullanılabilir. Bunlar genellikle, iki ince kat halinde uygulanırlar. Çimento bağlayıcılı su geçirmez sıvalar kullanılması durumunda, sıva kalınlığının en az 20 mm olması gerekir. Uygulama tek defada bitirilemiyorsa, ekleme yerlerinde 20-30 cm genişliğinde bindirmeler yapılmalıdır.